İSTANBUL ANKARA BEDEN KÖYÜ DERNEKLERİ BOLU’DA  BULUŞUYOR
EMEK'LE SERMAYE UZLAŞMAYACAK!
NİHAYET ÖDÜL SAHİBİNİ BULDU….
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Uğur Mumcu Ölümünün 19. Yılında Anıldı

Uğur Mumcu Ölümünün 19. Yılında Anıldı
Bu korku öyle derin bir korkudur ki, ancak karşılarında engel gördükleri güçleri, ipliklerini pazara çıkaracak insanları yok ederek sustururlar içlerindeki canavarın kana susamış haykırışlarını...
30.01.2012 / 12:15


Kanla, karanlıkla beslenenler ölüm emirleri yağdırarak, alçakça pusularda katledileceklerin ölüm planlarını yaparlar haince, sonra taşeronlarına uygulatıp hain planlarını, uzaktan izlerler yarattıkları kanlı tabloyu. Oysa tetiği çeken elin namlunun ucundakiyle, bombayı otomobile gizlice koyan elin hedefindekiyle hiç bir alıp veremediği yoktur. Öldürdüğünün, yok ettiğinin onun daha iyi bir yaşam sürmesi içindir mücadelesi, yani katili için ölmüştür aslında maktul... Ne acı dostlar, bu ülkede insanlar hızla birbirine düşman ediliyor, gözünü kırpmadan hiç tanımadığı birinin yaşam hakkını elinden alabiliyor. Faili meçhul cinayetler konusunda kötü bir üne sahip ülkemizde 19 yıldır aydınlatılamamış Uğur Mumcu cinayetine karşılık onun anısı karşısında boynumuz eğik, ama değerlerini korumak ve yaşatmak adına başımız dimdik olmalı, hiç yorulmamalıyız, asla dönmemeliyiz aydınlığın yolundan.

Uğur Mumcu onurla, dimdik, ödünsüzce sürdürdüğü yaşamı boyunca, kalemini kimsenin önünde eğmedi. Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinden daha çok özgürlük, daha çok demokrasi için, demokrasinin önündeki engelleri kaldırmak için, aldığı tüm tehditlere rağmen yılmadan, korkmadan yazmaya devam etti. Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerinin yılmaz bir savunucusu olarak, Atatürk gibi egemen güçlere karşı yaşamı boyunca mücadele etti. Geçtiğimiz hafta ölümünün 5. yıl dönümünde yine adalet isteyerek, barış isteyerek andık Hrant Dink'i ve mahkemede bu arada kararırını verdi. Mahkemenin verdiği karar hepimizin yüreğini sızlattı. Katiller kahraman ilan edildi. Bugün gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun evinin önünde kurulmuş haince bir tuzakla aramızdan ayrılışının ve bu cinayetin hala aydınlanamayışının 19. yıldönümü, 31 Ocak günü yine evinin önünde alçakça vurulmuş Muammer Aksoy'un ölümünün ve cinayetin aydınlatılamayışının 22. yıldönümü, Metin Göktepe’nin katledilişinin 16. yıldönümü olacak. Ne acı bu listenin böyle uzayıp gitmesi, ne utanç verici. Faili meçhul siyasi cinayetlerle yaşamdan kopartılmış aydınlarımızı unutmamak, unutturmamak için, bu cinayetlerin takipçisi olmak için, hafızalardan silinmesine engel olmak için, toplumsal belleğimizi diri tutmak için, "Gerçekler ortaya çıksın, kim incinecekse incinsin!" diyoruz. Türkiyede aydınlar sadece katledilmemiş, susturulmuş susturulmaya çalışılmıştır. “Benim gibi düşünmeyen benden değildir, taraf olmayan bitaraf olur” mantığıyla hareket eden iktidar kendisi gibi düşünmeyenleri kendi oluşturduğu yargı sistemiyle uzun tutukluluk günlerine mahkûm etmiştir. Parasız eğitim talebiyle pankart açan öğrencileri savcı örgüt mensubu olmakla suçlamış, mahkeme olmayan örgütü kabul ederek aylardır bu çocuklarımızı özgürlüklerinden mahrum etmiştir. Kimisini terör örgütü lideri, kimisini darbeci, kimisini kendine göre bulduğu isimlerle kendi anlayışı içerisinde cezalandırmış, cezalandırmaya devam etmektedir. Bunların sadece kendi karşıtlarıyla davası yok! Cumhuriyetin değerleriyle de davası var.

Önce deprem nedeniyle Cumhuriyet Bayramını iptal ettiler. Şimdi ise uyduruk bir sebepten dolayı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor bayramını engellemeye çalışıyorlar. Biz yurtseverlere düşen görev Vatan savunması için; Cumhuriyetçi, Atatürkçü tüm güçleri bir araya getirerek; emperyalizme, faşizme ve gericiliğe karşı bir güç birliği oluşturmayı gerçekleştirmektir. Bu bir görevdir, bu görev bize Mustafa Kemaller ve Uğur Mumcular tarafından verilmiştir. Atatürk devrim ve ilkelerine inanan ülkenin birliğini, bütünlüğünü savunan tüm partilerin sendikaların, meslek örgütlerinin, sivil toplu kuruluşlarının, aydınların sanatçıların bu güç birliğine katılması artık bir zorunluluktur. Mustafa Kemal tarihin derinliklerinden bize sesleniyor: Sessiz, Durgun, Başı Eğik Kalmayınız Uyanınız Ulusal Bağımsızlığımızı Çiğniyorlar Haklarımızı Savunmak İçin Birleşiniz, Düşmanın karşısına dikiliniz ve Nazım Hikmet kavgaya çağırıyor bizleri. Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır. Safları sıklaştırın çocuklar, Bu kavga faşizme karşı Bu kavga hürriyet kavgasıdır. Cumhuriyet yolunda, Atatürk yolunda, Devrim yolunda katledilenler bizim Şehitlerimizdir.

Işık ve Işık saçanların parıltısını söndürmek asla mümkün olmayacaktır. Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye… Konuşmanın ardından anma programına katılanlar, olaysız dağıldı.

Haber:gumushacikoyhaber.com


Etiketler:
Bu haber toplam 158 defa okundu
YAZARLAR